guŞe
Bölüm 01 Tablo

Son Akşam Yemeği

Milano. Bir manastır duvarı. Beş yüz yıllık bir an. İsa az önce konuştu: "İçinizden biri bana ihanet edecek."

Hikaye · sahne sahne

  1. Milano. Santa Maria delle Grazie Manastırı'nın yemekhanesi. Keşişler beş yüz yıl boyunca, bu duvarın karşısında sessizce yemek yedi.
  2. 1495. Milano Dükü Ludovico Sforza, Leonardo da Vinci'den bir duvar resmi ister. Leonardo üç yıl boyunca bazen sabahtan akşama çalışır; bazen günlerce tek bir fırça darbesi vurmaz.
  3. Leonardo, hikâyenin en gergin saniyesini seçer. İsa az önce konuşmuştur: "İçinizden biri bana ihanet edecek."
  4. Söz bir taş gibi masaya düşer ve dalgaları on iki havariye yayılır. Leonardo onları üçerli dört gruba böler: her grup, aynı habere verilmiş farklı bir insan tepkisidir.
  5. En solda şok vardır. Bartalmay ayağa fırlamış, masaya dayanmıştır; Andreas iki elini havaya kaldırır: "Benimle ilgisi yok."
  6. Ve gölgede kalan tek yüz: Yahuda. Geriye çekilir, dirseğiyle tuzluğu devirir. Sağ elinde gümüş kesesi; sol eli, farkında olmadan İsa'yla aynı ekmeğe uzanır.
  7. Hemen arkasında Petrus öfkeyle öne atılır, elinde bıçak vardır. Genç Yuhanna ise gözleri kapalı, fırtınanın ortasında bir sükûnet adasıdır.
  8. Ve merkezde İsa. Kollarını açmış, sakin bir üçgen: Rönesans'ın kusursuz form kabul ettiği geometri. Etrafındaki kaos büyüdükçe, onun dinginliği daha da derinleşir.
  9. Sağında Tomas, işaret parmağını havaya kaldırır; günler sonra aynı parmakla İsa'nın yarasına dokunup inanacaktır. Filipus ellerini göğsüne bastırır: "Ben olamam."
  10. En sağda ise tartışma başlamıştır bile. Matta ve Taday, elleriyle İsa'yı gösterip yaşlı Simun'a dönerler: "Duydun mu? Bu nasıl olabilir?"
  11. Şimdi geri çekilin ve çizgilere bakın. Tavan, duvarlar, masa; odadaki her hat tek bir kaçış noktasında birleşir: İsa'nın şakağında. Arkasındaki pencerenin ışığı, çizilmemiş bir haledir.
  12. Leonardo yavaş çalışabilmek için ıslak sıva yerine kuru duvara tempera denedi. Deney başarısızdı: boya daha o hayattayken dökülmeye başladı. Bugün gördüğümüz, yüzyıllar süren restorasyonlarla kurtarılan bir hayalettir.