guŞe
Bölüm 22 Tablo

Öpücük

Viyana, 1908. Bu tablodaki parıltı boya değil. Gerçek altın. Klimt'in babası altın işlemecisiydi. Oğul, babasının zanaatını tuvale taşıdı.

Hikaye · sahne sahne

  1. Dünyanın en çok kopyalanan sarılması bu: kupalarda, posterlerde, telefon kılıflarında. Ama aslını görenler aynı şeyi söylüyor: hiçbir kopya, gerçeğindeki parıltıyı veremiyor.
  2. Çünkü bu parıltı boya değil. Tuvalin üzerinde gerçek altın ve gümüş varak var. Klimt'in babası altın işlemecisiydi; oğul, kuyumcu zanaatını resim sanatına taşıdı.
  3. İlhamın kaynağı bir yolculuktu. Klimt 1903'te İtalya'nın Ravenna kentine gitti ve bin yıllık Bizans mozaiklerini gördü: altın zemin üzerinde yüzen figürler. Döndüğünde "Altın Dönemi" başladı.
  4. Desenler rastgele değil. Adamın örtüsünde sert, siyah-beyaz dikdörtgenler; kadının elbisesinde çiçekler ve renkli daireler var. İki zıt dünya, tek altın örtünün içinde eriyor.
  5. Yüzlere bakın. Adamın yüzü bizden tamamen saklanmış; sadece ensesini görüyoruz. Kadının yüzü ise gözleri kapalı, kendinden geçmiş hâlde bize dönük. Tablonun bütün duygusunu tek başına o yüz taşıyor.
  6. Ve gözden kaçan detay: zemin. Çift, çiçekli bir yamaçta diz çökmüş durumda ve yamaç, hemen ayaklarının dibinde bitiyor. Kadının ayak parmakları uçurumun kenarına kıvrılmış. Aşk, tam kenarda duruyor.
  7. Çiftin kimliği hiçbir zaman açıklanmadı. En güçlü tahmin, Klimt'in kendisi ve hayat boyu yol arkadaşı modacı Emilie Flöge. İkisi hiç evlenmedi ama Klimt ona yüzlerce kartpostal yazdı.
  8. Tablonun öncesinde ise bir skandal var. Klimt'in üniversite için yaptığı tablolar müstehcen bulunmuş, ressam eserlerini geri alıp devletten aldığı parayı iade etmişti. Viyana'nın gözünde artık sakıncalı bir isimdi.
  9. Sonra bu tablo geldi. 1908'deki sergide daha boyası tam bitmemişken Avusturya devleti tarafından satın alındı. Ödenen fiyat, o güne kadarki rekorları katladı. Sakıncalı ressam, tek tabloyla ulusal hazineye dönüştü.
  10. Klimt 1918'de, 55 yaşında öldü. Ardında kare formatlı bu başyapıtı bıraktı: 180'e 180 santim, tam bir kare. Altın fon içinde çift, bir aziz ikonu gibi parıldıyor.
  11. Tablo o günden beri Viyana'daki Belvedere Sarayı'nda ve kurallar net: kopyalar dünyayı dolaşıyor, asıl eser hiçbir yere ödünç verilmiyor.
  12. Bu yüzden geçerli olan tek kural şu: Öpücüğü gerçekten görmek isteyen, Viyana'ya gider. Altın, ekranda değil; ancak karşısında durunca parıldıyor.