Bölüm 21 Tablo
Las Meninas
Madrid, 1656. Bu tablo 370 yıldır aynı soruyu sorduruyor: kim kime bakıyor? Ortada beş yaşındaki prenses var. Ama asıl tuhaflık solda: ressam, tablonun içinde ve tam bize bakıyor.
Hikaye · sahne sahne
- Bu tablo hakkında kitaplar, tezler ve yüzlerce makale yazıldı. Dönemin bir ressamı ona tek cümleyle unvanını verdi: "resmin teolojisi." Nedenini birazdan anlayacaksınız.
- Sahne, Madrid'deki kraliyet sarayından bir oda. Ortada beş yaşındaki Prenses Margarita duruyor. İki yanındaki nedimeler ona eğilmiş durumda. Tablonun adı da onlardan geliyor: Las Meninas, yani nedimeler.
- Sağ tarafta sarayın günlük gerçeği var: iki saray cücesi ve uyuklayan dev bir köpek. Küçük Nicolasito, ayağıyla köpeği dürtüyor. Köpek aldırmıyor.
- Ve solda tuhaflık başlıyor: ressamın kendisi, dev bir tuvalin başında, fırçası elinde, doğrudan bize bakıyor. Velázquez kendini tablonun içine koydu. Peki o tuvale ne resmediyor?
- Cevap arka duvarda. Aynaya yaklaşın: içinde Kral IV. Felipe ve Kraliçe Mariana beliriyor. Kral ve kraliçe, tam olarak sizin durduğunuz yerde poz veriyor. Yani tabloya bakan herkes, bir anlığına İspanya tahtının yerine geçiyor.
- Bu ayna fikrinin bir soy ağacı var. Van Eyck'ın aynalı Arnolfini tablosu o dönemde İspanyol kraliyet koleksiyonundaydı ve koleksiyonun sorumlusu Velázquez'di. İki yüz yıl önceki ustaya gönderme yapmış olması güçlü bir olasılık.
- Aynanın yanındaki açık kapıda bir adam duruyor: saray teşrifatçısı José Nieto. Merdivende, perdeyi aralamış, sahneye son bir derinlik katmanı ekliyor. İçeri mi giriyor, çıkıyor mu? O da belirsiz.
- Şimdi ressamın göğsüne bakın: kırmızı bir haç. Bu, Santiago Şövalye Tarikatı'nın nişanı. Ama tablo 1656'da bittiğinde bu haç orada değildi.
- Çünkü o tarihte ressamlık zanaat sayılıyordu ve zanaatkarlar şövalye olamıyordu. Velázquez yıllarca uğraştı, sonunda 1659'da unvanı aldı. Haç tabloya sonradan eklendi. Efsaneye göre, ressamın ölümünden sonra kralın kendi eliyle.
- Tablo 1734'te büyük saray yangınından son anda kurtarıldı. Hafif hasar gördü, onarıldı ve bir daha saraydan çıkmadı; bugün Prado Müzesi'nin baş yapıtı.
- Sonraki ressamların gözünde bu tablo bir okul oldu. Manet, Velázquez için "ressamların ressamı" dedi. Picasso ise 1957'de kendini bu tabloya kilitledi ve tam 58 varyasyonunu resmetti.
- Soru hâlâ aynı: ressam mı bize bakıyor, biz mi tabloya, yoksa herkes aynadaki krala mı? 370 yıldır her izleyici bu sahnenin içine çekiliyor. Cevap, her seferinde bakanın gözünde yeniden kuruluyor.