guŞe
Bölüm 14 Fotoğraf

Galata Köprüsü

İstanbul, 1890'lar. Ve evet, bu görüntü renkli. O tarihte renkli fotoğraf makinesi yoktu. Bu bir fotokrom: siyah beyaz negatif, taş baskıyla renklendirildi.

Hikaye · sahne sahne

  1. Bu kare 1890'lardan. Yani renkli fotoğrafın henüz var olmadığı bir dönemden. Peki bu renkler nereden geliyor?
  2. Cevap, İsviçre'de geliştirilen bir baskı tekniği: fotokrom. Siyah beyaz negatif taş kalıplara aktarılıyor ve her renk için ayrı bir kalıp hazırlanıyordu. Tek görüntü için bazen on dört kalıp gerekiyordu.
  3. Bu baskılar turistlere hatıra olarak satıldı. Renkli dünya görüntüleri o dönem için büyük bir yenilikti ve İstanbul, en çok basılan şehirlerden biriydi.
  4. Kareye dönelim. Burası Galata Köprüsü. Haliç'in iki yakasını bağlıyor ve bir sırrı var: köprü yüzüyor. Bütün yapı, suya oturan dev dubaların üzerinde duruyor.
  5. Köprünün orta bölümü geceleri açılıyordu. Böylece gemiler Haliç'teki tersanelere ve iskelelere geçebiliyordu. Sabah olunca köprü yeniden kapanıyor ve şehir akışına dönüyordu.
  6. Geçiş ücretliydi. Adına müruriye deniyordu. Beyaz önlüklü tahsildarlar köprünün iki ucunda dururdu. Yaya, at ve yük için ayrı tarifeler vardı. Bu ücret 1930'a kadar toplandı.
  7. Kalabalığa yakından bakın. Hamallar, sakalar, satıcılar, fesli memurlar, atlı arabalar. Köprü, şehrin bütün sınıflarının aynı anda görüldüğü tek yerdi.
  8. Bir yaka geleneği, diğer yaka yeniliği temsil ediyordu. Eminönü tarafında çarşılar ve camiler, Karaköy tarafında bankalar ve Avrupa tarzı caddeler vardı. Köprü, iki dünyanın arasında duruyordu.
  9. İtalyan yazar Edmondo De Amicis, 1874'te İstanbul'u anlattığı kitabında bu köprü için şunu yazdı: burada bir saat durun, önünüzden bütün dünya geçer.
  10. Köprünün alt katında dükkânlar, kahvehaneler ve balık lokantaları vardı. Korkuluklarda ise her zamanki gibi oltacılar diziliydi.
  11. Bu karedeki köprü bugün yok. Yerine önce 1912'de yenisi yapıldı, o da 1992'de yandı. Bugünkü köprü 1994'ten beri ayakta. Ama sahne hiç değişmedi.
  12. Bugün köprüye çıkın: oltacılar, satıcılar, kalabalık ve arkada aynı siluet duruyor. Aradan 130 yıl geçti. İstanbul'un sahnesi aynı yerde kurulu.